YAŞAMAK SEVMEK VE ÖĞRENMEK...

Söyle hayat kaç sene daha yaşarım!!

Volkanların ardından kurumuş toprakta ben yaşamak istiyorum dercesine İNADINA yeşeren bir çiçek olabilmeyi
İSTİYORUM.....
Hayata ;
kimsenin eliyle yönlendirdiği şekilde değil ,Sadece benim gözlerimle bakmayı İSTİYORUM




Ben eskiden olduğu gibi dertsiz,ve fütursuzca, sadece oyunumu düşünmek İSTİYORUM..
TEK DERDİM OYUNDA EBE OLAMAMAM OLSUN İSTİYORUM
Sırtımdaki Yüklerimin böyle elle tutulur olmasını istiyorum.. sırtımdaki ağırlık belimi büktüğünde uyumak ve uyandığımda tekrar dimdik olmak istiyorum...
Tabutumun başında Beni seven ama sadece dünyalık değil Ahiretlikte seven bir kaç kişi olsun istiyorum.çünkü beceremiyorum çok kişiyi sevmeyi ve beceremiyorum çok kişiye kendimi sevdirmeyi...
sadece ardımdan HAkkım Helaldir Diyin yeter...
VE BEN ÖLDÜÜĞÜMDE BU KADAR AZ KİŞİ OLSUN İSTİYORUM...




Ben Yeniden kanatlarımı kocaman açıp gökyüzünde fütursuzca uçabilmeyi,ve kimsenin canını yakmadan kanatlarımı sessizce çırpmayı İSTİYORUM



ÇOK SUSADIM... SU İÇMEYE ESKİSİ GİBİ HEVESLİ OLMAYI VE SUYU İÇMEK İÇİN ÇABALAMAYI İSTİYORUM Bu KUş kadar masum ve o saf suyu içebilmeyi hakedicek şekilde YAŞAMAYI İSTİYORUM



Ben eski saflığımı ben eski masumca bakışlarımı,Ben herkese kendimi sevdirme çabalarımı İSTİYORUM...
BEN ÇOCUK OLMAYI İSTİYORUM.ÇOCUKÇA KALABİLMEYİ..
BEN BÜYÜMEK İSTEMİYORUMMM



Söyle hayat söyle daha kaç sene yaşarım...YORULUDM HAYAT !
ya bırak kendimce yaşıyım yada müsade et hiç büyümeyim...


Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

SEN VE BEN

2205666.jpg

Ben seni düşünüyorum,Her yerde,her zaman

Yatakta uyurken rüyamda

Yolda gözlerimin önünde,

Seninle beraber,fakat sensiz

Geçiyor ömrüm..

Seni düşünüyorum

Hayalimde seni yaşatıyorum.

Düşünüyorum nasıl olacak bu işin sonu

Sen beni sevmiyorken,

Nasıl oluyor da ben seni seviyor,seni özlüyorum

Bu kadar kalpsiz olabilir mi insan

Bu kadar çok sevildiği halde

Sevmesini bilmez mi?

Anlamak istiyorum

Neşene ortak,üzüntüne çare olmak

Ve seni ,seninle yaşamak istiyorum.

 

Gül Dokur

Yorum (6) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

ÇEVRENİZDEKİ İNSANLARA BAKMAK GELİYORMU HİÇ AKLINIZA?

Bakın...

Çok ama çok değişik suratlar, ifadeler göreceksiniz.
Bunların arasından birilerini seçin kendinize;
konuşmak, arkadaş olmak, beraber çalışmak veya herhangi bir vakti paylaşmak istediklerinizi...
Kim onlar? Nasıl görünenler, tercih ettikleriniz?

Mutlu olmak bir tercih.

Mutlu görünenler aptal değil...
Mutlu görünenler umursamaz, vurdumduymaz değil...
Üstelik mutlu görünenler de etten kemikten yaratılmıştır; başları, dişleri ağrıyor...
Öksürüyor, hapşırıyor... Batıyor, çıkıyor, taksit ödüyor.
Onlar da kira veriyor, onlar da maaşını yetiştirmeye çalışıyor, okula çocuk gönderiyor, yağmura yakalanıyor, ıslanıyor, üşüyor, acıkıyor, susuyor.

Mutlu görünenler de vergi ödüyor...

Mutlu görünenler de öleceğini biliyor...
Mutlu olmayı seçenleri, problemlerin mutlu ettiğini zannetmek saçma olur, değil mi?
Mutlu olmayı seçen insanlar,
yaşamak zorunda kaldıkları sıkıntıların arasında da
tavırlarını kontrol edebilmeyi bilen...
Mutlu olmanın yolunu bulan insanlar.

Bilen insanlar.

Yolunu kime sorarsın yabancı bir mahallede; küfreder gibi bakan birine mi, boğazına atlayacak gibi duran birine mi?
Suratlardaki tebessümler, pencerelerdeki çiçekler gibi...
Mutlu insanlar, tercih edilen insanlar;
mutlu olmayı tercih ettikleri için...
Mutlu insanlar yarınları olan insanlar:
Çünkü onlar yarınlara gülen insanlar...
Mutlu insanlar sevmeyi bilen insanlar.
İnsanları seven insanlar...
Çocukları, çiçekleri seven insanlar.
Çevresini ve kendisini seven insanlar.
Mutlu insanlar temiz giyinen, temiz yiyen, temiz düşünen insanlar.

Nasıl bir insanla çalışmak istersin?
Nasıl bir insanla konuşmak istersin?
Nasıl bir insanla hayatını paylaşmak istersin?
Bunca asık suratlı, karamsar kalabalığa mutlu olmayı seçen bir kişi daha katılsın ister misin?



Mutlu olmayı tercih et.
O zaman
"Mutlu olmayı tercih etmiş olan"
diğer insanlar gelip bulacak seni.
Denemeye değer!




Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

SEVMEK, EN ÇOK KIYAMAMAKTIR!

Kim en çok severse bizi, o bize en kıyamayandır, çünkü sevmek, kıyamamaktır. En çok kim kıyamaz bize?
Eşimiz mi, çocuğumuz mu, sevgilimiz mi, en büyük aşkımız mı, kardeşimiz mi, eşimiz dostumuz, arkadaşımız mı?
HAYIR!
Koskoca bir hayır işte! Bize en çok annelerimiz kıyamaz! Çünkü en çok onlar sever bizi.
Sanat aşkla doludur, en büyük eserler aşkla yazılmıştır, yapılmıştır, bu doğru. Ama aşk öldürür de çoğu zaman, hasta da eder, ser-sefil de eder, ama "anne" sevgisi yaşatır.
O dünyanın en lezzetli, en uygun sıcaklıktaki, en sevgi dolu besinini "ana sütünü" verdiği gibi verir sevgisini, kendiliğinden, yumuşacık, hiç karşılık beklemeden.
Anne yavrusuna hiç kıyamadığı gibi, hiç kırılmaz da ona, yine kıyamadığından, o üzülmesin diye kırılmaz. Bir de, yüreği o kadar yumuşak, o kadar yumuşaktır ki, ondan kırılmaz.
Annenin hiçbir beklentisi yoktur yavrusundan, hiçbir talebi de yoktur. Kolay kolay belli etmez , derdini, kederini, hastalığını, isteklerini.
Sanki bir tek "sevgi,saygı,ilgi" bekler gibi gelse de, ondan bile vazgeçer bazen, çocuğuna yük ve sorun olmamak için.
Size herkes kıyabilir, sizi herkes kırabilir, en sevdiğiniz, aşkından deliye dönüp, uğruna ömrünü verdiğiniz, anadan babadan tatlı dediğiniz yar, elinizdekini avucunuzdakini yollarına serdiğiniz evlatlarınız.. Ama anne.. Anne hiç kıyamaz yavrusuna, çünkü en çok o sever.. Bir gün ikinci plana düşeceğini, hatta unutulacağını bile bile, hiç esirgemeden, hiç kısıtlamadan, hiçbir şart koşmadan ırmaklar gibi akıtır sevgisini.
Çünkü o annedir!
Bu özellik yalnız annelere verilmiştir. O her şeye bunun için katlanır, o her şeyi yüze vurmayışı, o pek çok şeyi görmezden gelişi, o şahane suskunluğu bu yüzdendir.

Herkes için en büyük temennim; "anne" sevgisi gibi,"kıyamayan" sevgiler…

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BEBEGİM

Hic birimiz hayatta en cok Babamizi sevemedik.
Daha dogrusu Babaya duymamiz gereken sevgilerin önüne daima baska sevgiler gecti.
Erteledik sevgimizi ve yetiskin oldugumuzda da utandik Babaya sevgimizi söylemeye, kabullenmeye. Babamizi cok sevmis olabiliriz ancak Babamiz hayatta iken degil.

Ya Babamizi kaybedince onun yoklugunun acisi bize ögretti Baba sevgisini ya da biz Baba olunca anladik baba yüreginin ne demek oldugunu.
Kizlar el ocagina gidince anladi baba ocaginin kadrini baba kucaginin sicakligini.

Babalar pek anlasilmadi yavrularinca ya da nedendir bilinmez daima yanlis anlasildi. Gelenek Babalara bebeklerini kucaklarina alip koklaya koklaya öpmesini sevmesini yasakladi kinadi.

Bizler uyurken bir hirsiz gibi sokulup öpebildiler ancak. Aglamalari yasakti babalarin. Duygulari sindirilmis yada dogustan yürekleri dondurulmustu.
Suskun bir teslimiyete mahkum edilmislerdi adeta. Yitik hazinelerimizdi onlar.

Aglama bu günler gelirde gecer Babam
Aglama bu dertler elbet biter Babam
Ocaksiz köylerimde dumanlar biter
Ben yandim sen yanma Allah askina Babam

Kimi Anneler icin "Aksam Baban gelsin yaramazligini söyleyecegim" diye cocuklari korkutmaya yarayan varliklardi yada aksama kadar calisip bir sekilde eve eli dolu gelmeye yarayan is güzar adamlardi. Kimi annelerde babalarimizi oldugu görebilmemizi engelleyen perdelerdi.

Toplumsal degerler ne adinadir bilinmez. Babalar ile evlatlar arasindaki duygusal baglar arasina duvar örmüstü, yetismekte olan cocuklar da aradiklari sevgiyi annelerinde bulmaya calisirlardi. Annelerine her seylerini söyleyip paylasirlardi da is Babalarina gelince ürkek bir ceylan gibi suskun kalirlardi.
Cep harcligi dahi bablardan istenemeyip araya sefeatci olarak anneler sürülürdü ortaya. Tabi Babalarda her seyi en son duymak gibi bir talihsizligi yasarlardi isteselerde istemeselerde.

Babalar buzdolabinin icindeki lambalar gibidir buzdolabinin kapagini acmadikca icerisini gormemizi saglayan lambalarin varliginin farkina bile varmayiz. Ic dünyalarini oldugu gibi görmekte acemilik cektigimiz babalarimiz nedense pesin hükümlerle ön yargilarla anlamaya calisiriz.
Gün olur yargisiz infaza tutariz babayi.

Yüce Islam dininin babalara verdigi kutsal degeri babalarin elinden alan yozlasmis kültürler neslin mayasini sekillendiren baba bilincini koflastirmaya calismistir...

Babaya gereken muhabbet ve hürmeti "geri kafalilik" olarak niteleyen ve maneviyatimizi dinamitleyen yoz kültüre karsi baba imajinin Ayet ve Hadis isiginda yeniden diriltmeye mecburuz.

Sokakta cocuklara oyun oynayan, oyunlari bozulmasin diye namazini uzun tutan, namaz kilarken sirtina cikan cocuklara, ses cikartmayan bacaklarinin arasini acip cocuklarinin hareketlerini kisitlamayan, aglayan cocugunu sesine dayanamayip namazini acilen bitiren ve cocugunun derdini soran bir

Peygamberin Örnekligindeki Baba imajini evrenin her bölgesinde ki yetim Yüreklere yansıtmak misyonumuz olmalıdır.
Nasil bir Baba sorusunun cevabi Hz. Muhammed (sav) gibi bir Baba olmalıdır...


Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BİLMEZLER...

 

Bilmezler yalnız yaşayanlar ,nasıl korku verir sessizlik insana...

İnsan nasıl konuşurkendisiyle...

Nasıl koşar aynalara...

Bir cana hasret...

Bilmezler...

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BİR ÇOCUKTUM BEN

Bir çocuktum ben dans ederdim
Gülerdim, koşardım, oynardım
Kırdan çiçek toplardım
Susmazdım hep konuşurdum

Sonra büyüdüm

Arkadaşlarım, öğretmenlerim oldu
Ders çalıştım, ip de atladığım oldu
A B C derken çarpım tablosunu da ezberledim
İzci de oldum ben yavrukurt hem de

Sonra yine büyüdüm

Bisiklete bindim, hala ip de atlıyordum
Arkadaşlarımda değişti
Onlarda büyüdü, konuştuklarımızda
Âşıkta oldum ben, hani çocuk aşkı dediklerinden

Sonra yine büyüdüm

Genç kız da oldum ben
Artık ipte atlamıyordum, arkadaşlarımda
Havamda değişmişti, düşüncelerimde
Önceliklerimde değişti,
Sigarada içtim ben
İlk aşkımı da yaşadım, çok da ağladım
Sonra baktım, annemde ağlıyordu
O zaman anlamaya başladım, dertleri vardı annemin
Hep gülmüyormuş benim annem,
Yine ders çalıştım, çok büyüktü ders 3 saatlikti
Hayatımın en önemli dersiymiş meğer çalıştığım
Ama oldu ben kazanmıştım,

Sonra yine büyüdüm

Kazandığım zorluğu devam ettirmek için çalışıyordum
O güne kadar ki çalışmalarım benim birlikte büyümüştü
Daha zordu her şey sanki daha da zorlaşıyordu
Yeni insanlarla tanıştım, başka memlekettendiler
Zordu onları anlamak, beni anlamak da
Garip geldim onlara, kurallar vardı yaşadığım o yerde
Zordu kurallar, o kurallara uymakta zordu
Uyamadım çok, ama yinede başardım
Hayatımın ikinci aşkını yaşadım yine ben orda
O büyük şehir benim cennetimde oldu
Gezdim ben o şehirde, eğlendim, konsere de gittim
Dans ettim yine ama yalnız da değildim
Ama o şehirde kaldı yine aşkım
Anlamadı beni belki de ben anlatamadım kendimi

Sonra yine büyüdüm ben

Şu anda yaşadığım kente geldim ben
Çok büyüleyici, çok ta büyük bu kent
Parada kazanıyordum ben, işim de vardı benim
Babamı anlıyordum bu sefer, çektiği zorlukları
Nelere göz yumduğunu anladım bizim için
Sorumluluklarımda büyüdü benim bu kentte
Hayatı öğreniyordum her gün, insanları tanıyordum
Kendimi ifade edebilmenin mutluluğu vardı içimde
Ben yine âşık oldum bu kentte
Çok sevdim, hayatımın karını alacak kadar
Anladım ama bu kararın kolay verilecek bir karar olmadığını
Artık ayrılıkların kolay olmadığını anladım
Alıştım ama yinede, her şeye alışıyor insan bir süre sonra
Ailemden koptum ben bu kente gelirken
Buna da alıştım dedim ya; alışıyor insan zamanla
Öğreniyordum hala ve öğrendim bir şey daha vardı
Yalnızlaşıyordu insan büyüdükçe, güçleniyordu da
Duvarlarda örüyordu, hem de görünmeyen duvarlar
Ağlayamıyordu korktuğunda, sığınamıyordu annesine
Dedem de bırakıp gitmişti, dönmeyecekti
Çok güzellikler de yaşadım ben, çok ta acılar
Ağlayamadım ben, unuttum mu diye düşündüm
Güçlü olmaya çalışırken, insani duygularımdan mı uzaklaştım
Nasıl bir kavga idi ki, gözyaşına bile geçit yoktu
Şimdi fark ediyorum ki ben büyüdükçe kelimelerimde büyümüş
Çoğalmış cümlelerim, yaptıklarım, anılarım, tecrübelerim
Diyorlar ki sen daha yolun başındasın
Ben de öyle düşünüyorum, basit cümlelerden zorlara geçmişim
Ama biliyor musunuz? Özledim ben
İp atladığım, çiçek topladığım günleri, çocukluk aşkımı da
Kim bilir nerde, o da büyümüştür benim gibi
Daha yazacak çok kelimelerim olacak benim
Çok cümle kuracağım hayata dair
Yine âşık olacağım ben, belki yeniden ayrılacağım
Ama istemem, artık daha fazla kaybetmek istemiyorum
Her kaybediş bir tutam yalnızlık oldu bana
Kalsın bende hayatımda ki insanlar
Gelenlere lafım yok ama gitmek isteyenlere izin de vermeyeceğim
Şaka tabi kimseyi zorla tutamayız
Ben devam ediyorum yaşamaya
Biriktirmeye anıları, tecrübelerimi
Kelimelere dökmek harika, mutlu ediyor beni
Şu an olduğu gibi, ben yine burada olacağım
Sizde sevdiklerinizle beraber olun…

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı